Kahve istiyorsam içerim…

Canım kahve istiyor, n’aparım?

  1. Kalkar kendime kahve yaparım ve içerim. Oohhhh!
  2. Bir kafeye gider ve sipariş ederim. Oohhhh!
  3. Bir arkadaşımı çağırırım, kahve, sohbet, muhabbet… Oohhhh!
  4. Bir arkadaşıma giderim, kahve, sohbet, muhabbet… Oohhhh!
  5. Sizin aklınıza gelen başka her türlü yöntem de makbuldür, etik, edepli olduğu sürece tabii… 😉

Sonuç kahve istiyorsam kesin içerim. Oohhhh!

Başarmak için ilk şart inanmaktır denir. Peki inanmanın ön şartı nedir? İstemek? Çalışmak? Canım kahve istiyor ve kesinlikle o kahveyi içeceğime dair bir inancım var, o zaman kesin içerim, çünkü o kahveyi içmek için gereken neyse onu yaparım.

  1. Kahve yaparım (olmadı: evde kahve yok, su yok, cezve bozuk vs. yapamadım yani)
  2. Kafeye gideyim (olmadı: bir de muhabbet olsun kahvenin yanında, gitmedim yani)
  3. Bir arkadaşımı çağırırım, gelirken de malzemeleri getir derim (olmadı: “uğraşamiycam sen gel” dedi)
  4. Gittim ve kahvemi içtim, sohbet, muhabbet… Oohhhh!
  5. Sizin aklınıza gelen başka her türlü yöntem de makbuldür, etik, edepli olduğu sürece tabii… 😉

Bir süreç var burada. Şöyle bir düşünelim; basitçe sondan başa doğru gidersek:

4. Sonuç: Başarı (herhangi bir konuda)

3. Bir adım öncesi: Eylem

2. Bir adım öncesi: İnanmak

1. Bir adım öncesi: İstemek

veee vazgeçmemek, olana, oldurana kadar her defasında başa dönmek:

4, 3, 2, 1, 4, 3, 2, 1, 4, 3, 2, 1, 4, 3, 2, 1 <<<< tersten oku <<<<

Tabii başa dönerken her defasında aynı şeyleri yapmayacağız, stratejik olacağız, Allah zeka vermiş, kullanacağız artık bi zahmet, yöntem, teknik, taktik değiştireceğiz, analiz, sentez, inceleme, modelleme, artık ne gerekiyorsa onu yapacağız. Çünkü biz biliyoruz ki Albert babamızın söylediği gibi “Hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek aptallıktır 😮

Burada sonuç her zaman hayal ettiğimiz başarı olmayabilir tabii ki, bununla beraber her sonuç ama gerçekten de her sonuç bir başarıdır. Çünkü istemiş, inanmış, eyleme geçmiş ve bir sonuç elde etmişizdir. Artık daha önce sahip olmadığımız bir deneyimimiz vardır elimizde ve Thomas babamızın söylediği gibi “Ben başarısız olmadım ki, sadece ampulü çalıştırmayan on bin farklı yol öğrendim” diyerek ne yapmamamız gerektiğini biliyoruzdur artık. Her şartta en az bir adım daha ilerideyiz başladığımız noktaya göre. Çünkü deneyim her şeydir, hayat deneyimdir. Burada önemli olan bilinçli olarak ne istediğinizi bilmeniz, ifade etmeniz, gerçekleşebileceğine inanmanız, onu gerçek yapmak için  bilinçli ve planlı olarak harekete geçmenizdir. Bakın bir önceki cümlede yapmak diyorum %100 eylem içeren bir sözcük bu ve dil bilgisi bakımından incelersek etken bir sözcük, edilgen değil, iyi haber; burada özne sizsiniz, kötü haber; burada özne sizsiniz 🙂 her şartta yapacak olan kişi sizsiniz 😉

Hayat sadece harekete, eyleme karşılık verir ve karşılığını aldığınız eylemler size ait olanlardır ya da karşılığını almadığınız eylemsizlikler sizin eylemsizliklerinizdir. Yaptıklarınızın ya da yapmadıklarınızın sonucudur elde ettikleriniz ya da etmedikleriniz. Ve yapmak ya da yapmamak tamamen sizin seçiminizdir, başka bir deyişle sorumluluk her zaman sizdedir. Bu nedenle en uygun çevresel şartların oluşmasını beklemek pasif, sorumluluğu dışarı atan bir tutumdur. Oysa bu durumda bile seçim size aittir. Bir şekilde olmayanların suçunu dışarıdaki bir şeylere atıp başarısızlığa karşı kendinizi güvenceye almaktır seçiminiz. Halbuki başta ne demiştik, başarısızlık yoktur, sonuç her ne olursa olsun her zaman başarıdır, geri bildirimdir. Deneme cesaretini göstermiş olmak bile büyük bir başarıdır çünkü. Hazır başa dönmüşken soralım o zaman; istediğimiz bir şeyi gerçekleştirmek için denemekten neden kaçınırız peki?

Çünkü yeterince istemiyoruzdur. Çünkü istesek kalkar ve yaparız. (Bknz. kahve)

– Hayır, istiyorum!

Çünkü yapabileceğimize inanmıyoruzdur. Çünkü istiyorsak ve inanıyorsak kalkar ve yaparız. (Bknz. kahve)

– Hayır, inanıyorum!

Çünkü tembelizdir. Çünkü istiyorsak, inanıyorsak ve tembel de değilsek kalkar ve yaparız. (Bknz. kahve)

– Hayır, tembel değilim ben!

Çünkü başarısızlıktan korkuyoruzdur (Bu son adımda inancınızı bir sorgulayın derim ben).  Çünkü istiyorsak, inanıyorsak, tembel değilsek ve korkmuyorsak kalkar ve yaparız. (Bknz. kahve)

– Hmm…

Halbuki neydi? Başarısızlık diye bir şey yoktu. Deneyim vardı, geri bildirim vardı.

O zaman kesinlikle olmayan bir şeyden korkuyoruz… Ne saçma değil mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s