Kahve istiyorsam içerim…

Canım kahve istiyor, n’aparım? Kalkar kendime kahve yaparım ve içerim. Oohhhh! Bir kafeye gider ve sipariş ederim. Oohhhh! Bir arkadaşımı çağırırım, kahve, sohbet, muhabbet… Oohhhh! Bir arkadaşıma giderim, kahve, sohbet, muhabbet… Oohhhh! Sizin aklınıza gelen başka her türlü yöntem de makbuldür, etik, edepli olduğu sürece tabii… 😉 Sonuç kahve istiyorsam kesin içerim. Oohhhh! Başarmak için ilk şart inanmaktır denir. Peki inanmanın…

Affetmek Ne Değildir?

Önce affetmek nedir sorusuyla başlayalım; Affetmek, kendinizle ve başkalarıyla ilgili gerçekçi olmayan beklentileri geride bırakma, içinizdeki eskimiş, ağır, hareketsiz, acı verici kütlenin, blokajın çözülmesi ve yerine taze, ferah, hafif bir enerji akımının dolması demektir. Affetmenin ne olduğunu biliriz de nasıl affedileceğini bilmeyiz. Bir önceki yazımda  nasıl affedileceğine dair affetme döngüsünü ayrıntılı bir şekilde anlatmıştım. Peki,…

Affetmek

İster fiziksel ister zihinsel ister ruhsal olsun, küçük büyük tüm yaralar iyileşmek ister. Organizma bu yönde sürekli çaba gösterir. Bütünsel sağlık için bu sürece bilinçli olarak müdahale etmemiz gerekir. Beden, zihin ve ruh üçlüsü sürekli birbirini etkiler, bütünsel çalışır. Doğru beslenerek, spor yaparak bedenimizi, olumlu düşünerek, olayları oldukları haliyle görüp kabul ederek zihnimizi, duygularımızı kabul…

12 adımda hedefinize ulaşın

Bir önceki yazımda hedeflerin hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğundan ve aslında hedef oluşturup harekete geçmenin hayatımızın gidişatında, istediklerimizin gerçek olmasında ne kadar belirleyici olduğundan söz etmiştim. Gerçekten de hayallerimizi gerçeğimiz yapmada hedeflerimizi iyi bir şekilde oluşturmak belirleyicidir. Peki, hedef oluştururken nelere dikkat etmemiz gerekir? Hedeflerinizi belirlerken önce kendinize “gerçekten istediğim bu mu?”…

Hedef

Kendi hayatımda bir süre önce fark ettiğim bir şeyi paylaşmak istiyorum sizlerle. Hani “gerçek hayalini bul, gerçeğini bul” adlı makalemde bu dünyaya neden geldiğimi çoook düşündüm demiştim ya. Yine bir gün sorgularken gerçekten istediğim nedir diye aklıma geliverdi yavaştan yavaştan. Çocukken hepimiz duymuşuzdur defalarca “ne olacaksın büyüyünce?” sorusunu. Acaba ne yanıt vermiştim ki? Hep aynı…

Zaten öğrenirsiniz…

Bi düşünün; şu an en fazla 15 yaşındasınız, cep telefonu, bilgisayar, tablet kullanıyorsunuzdur herhalde. Hatta bununla da yetinmeyip elinize geçen herhangi bir teknolojik aleti de rahatlıkla kullanabilirsiniz sanırım. Bazı büyüklerinizin açmaya, eline almaya bile korktuğu cihazlar sizin eliniz, kolunuz misali doğal bir parçanız gibidir dersek yanlış olmaz belki de. Nereden öğrendiniz bunları böylesine etkin kullanmayı?…

Gerçek hayalini bul, gerçeğini yarat…

Hiç bir şey öylesine değil, rastgele değil. Her şeylerin bir sebebi var, bir amacı var. Canlı cansız tüm varlığın, var oluşun, güneşin, güneşlerin, Dünya gezegeninin, Mars’ın, Venüs’ün, adını bildiğimiz bilmediğimiz bütün galaksilerin, evrenin, evrenlerin, makrodan mikroya hatta nanoya kadar her şeyin bir amacı var, hatta başka bir şeyler de onun oluşmasına hizmet ediyorlar… Tüm bunlar…

Ruhunu Konuştur

Tüm organizmaların yaşamlarını devam ettirebilmek için enerjiye gereksinimi vardır. Enerji yaşam kaynağıdır. Düşünmek, konuşmak, hareket etmek, bir şeyler üretmek ve daha bir dolu şey yapmak için kullanırız bu enerjiyi. Bedenimizin hayatta kalması enerji ihtiyacının karşılanmasına bağlıdır. Yiyecekler yoluyla aldığımız besinlerle birlikte nefesle bedene alınan oksijen ve su da hayati değere sahiptir. Yediklerimiz, nefes ve su…

Ayna

Bilgelik, öğrendiklerimizi, bildiklerimizi, bilgiyi hayata geçirmektir, bedene indirmektir, sindirmektir. Sürekli olarak okuruz, duyarız, görürüz, bir çok kanaldan bilgi ediniriz. Ancak aldığımız her bilgi kalıcı olmaz, kalıcı olanların da tamamı anlamlı olmaz, hem kalıcı hem anlamlı olanların da hepsi davranışa dönüşmez. Bilgi kalıcı ve anlamlı olduğunda, kişinin davranışına dönüştüğünde öğrenme gerçekleşmiş demektir. İşte öğrenmenin tanımında da…

“Öğretmek?”

Daha farklı nasıl anlatılır bilmem. Çok iyi bildiğiniz bir şeyi, o kadar da iyi bilmeyen birinin yapışını müdahale etmeden izlemek… Çok şey barındırır içerisinde. Sabır, saygı, sükunet, anlayış, kabul… Zordur. Beklemek gerekir, bırakmak gerekir. Mesleğimde çokça karşılaştığım bir durumdur. Öğretmen olarak sürekli çok iyi bildiğiniz bir şeyleri hiç bilmeyen öğrencilerinize öğretmeye çabalar ve öğrenmelerini, yapabileceklerini…