Sorular, sorular…

Peki, sana engel olan ne? “Doğru” hissettirmeyen ne? “Doğru” hissetmene engel olan ne? Hayatından neyi çıkarsan ve hayatına neyi eklesen “doğru” hissedersin?

Kahve istiyorsam içerim…

Canım kahve istiyor, n’aparım? Kalkar kendime kahve yaparım ve içerim. Oohhhh! Bir kafeye gider ve sipariş ederim. Oohhhh! Bir arkadaşımı çağırırım, kahve, sohbet, muhabbet… Oohhhh! Bir arkadaşıma giderim, kahve, sohbet, muhabbet… Oohhhh! Sizin aklınıza gelen başka her türlü yöntem de makbuldür, etik, edepli olduğu sürece tabii… 😉 Sonuç kahve istiyorsam kesin içerim. Oohhhh! Başarmak için ilk şart inanmaktır denir. Peki inanmanın…

Gerçek hayalini bul, gerçeğini yarat…

Hiç bir şey öylesine değil, rastgele değil. Her şeylerin bir sebebi var, bir amacı var. Canlı cansız tüm varlığın, var oluşun, güneşin, güneşlerin, Dünya gezegeninin, Mars’ın, Venüs’ün, adını bildiğimiz bilmediğimiz bütün galaksilerin, evrenin, evrenlerin, makrodan mikroya hatta nanoya kadar her şeyin bir amacı var, hatta başka bir şeyler de onun oluşmasına hizmet ediyorlar… Tüm bunlar…